Kemal Alimoğlu
@kemalalimoglu
Followers
4K
Following
1K
Media
65
Statuses
1K
İnsan bazen kendine çok acımasız davranıyor. Daha dün kırılmış, bugün toparlan diyor. Daha az önce incinmiş, güçlü ol diyor. Kendi içine zaman tanımadan, hemen “geçmiş gibi davran” diye zorluyor. Ama toparlanmak bir karar değil, bir süreçtir. İyi hissetmek bir görev değil,
0
0
0
Bugün bir arkadaşım “İyiyim sanıyordum” dedi. Evet, bazen iyi olmakla alışmak arasındaki fark görünmez olur.İnsan alışınca ‘daha az acıyor’ zanneder. Oysa hissetmemek iyileşmek değildir, uyuşmaktır. Bazen birine “Nasılsın?” diye sorduğunuzda aldığı derin nefes, cevaptan daha çok
0
1
14
Bazı evli insanlar büyük bir şey başarmış gibi tavır sergiliyorlar. Sanki bir ilişkiyi resmileştirmek, otomatik olarak olgunluk, mutluluk ya da üstünlük kazandırıyormuş gibi… Oysa evlilik bir madalya değil. Bir insanı daha değerli, daha doğru ya da daha başarılı yapmaz. Sadece
0
6
48
Bazen kalbim kırıldı demedim. Bazen alıştım sandım, yine de sustum. Bazen çok yordu ama belli etmedim. Bazen biri anlar diye umut ettim, söylemedim. Bazen anlatmaya kelime bulamadım, yuttum. Bazen anlatınca anlaşılmamaktan korktum, vazgeçtim. Bazen güçlü görünmek için değil,
2
7
51
Kaygı ve depresyonla mücadele eden insanlar, çoğu zaman geçmişi hatırlayamaz. Mutlu anlar bile sisli bir rüya gibidir. Sanki her şey yaşanmış ama zihne kaydedilmemiştir. Biri ‘ne zaman güldün en son?’ diye sorsa, hafızalarında net bir görüntü yoktur. Çünkü zihin, sürekli “şu anı
15
77
856
Ben herkesi düşününce, herkes de beni düşünür sandım. Kalbimi açık tuttum, iyi olayım diye değil, doğru olayım diye. Kimsenin canı yanmasın diye kendimden vazgeçtiğim anlar oldu. Ben susunca anlayacaklarını sandım, anlatmadım, içime attım, “gerek yok” dedim. Ama sonra fark
2
4
51
Her insanın hayatında bir dönem vardır. Konuşmak istemediği ama susunca da rahatlayamadığı… Ne üzgünsündür ne de mutlu. Tam ortada, tanımsız bir yerde takılı kalırsın. Kimseyi kırmak istemezsin ama kimseyi görmek de istemezsin. Telefonu açmaya gücün olmaz, kalabalığa karışmaya
3
69
374
Bugün bir söz okudum: “Birisi boğuluyorsa, o an ona yüzmeyi öğretmenin zamanı değildir.” Bu cümle gün boyu aklımda kaldı. Çünkü bir insan zorlanırken, dağılırken, içi karışmışken etraf bir anda tavsiye verenlerle doluyor. Herkes ne yapması gerektiğini, nasıl düşünmesi
30
907
8K
Bazı insanlar bir noktada kendi hayatına uzaktan bakıyormuş gibi hissetmeye başlar. Eskiden sevdiği şeyler artık onu heyecanlandırmaz, kendi sesini duyamaz olur. Bu, tembellik ya da isteksizlik değil; iç dünyayla bağın zayıfladığı bir andır. İnsan kendinden uzaklaştığında, her
1
9
100
Anksiyete çoğu zaman korkudan ibaret değildir. Daha çok, zihnin sürekli bir şeyleri kaçırmaktan, bir hata yapmaktan, bir şeylerin ters gitmesinden kendini korumaya çalışmasıdır. İnsan bazen durduk yere huzursuz olur. Bir şey kötü değildir ama kötü olacakmış gibi hisseder. Kalp
27
88
1K
Bazı insanlar güçlü değildir. Sadece başka seçenekleri olmadığı için ayakta kalmayı öğrenmişlerdir. Kimseye yük olmamayı, kimseyi rahatsız etmemeyi, her şeyi kendi içinde çözmeyi küçük yaşta öğrenirler. Dışarıdan sakin, kontrollü, “idare ediyor” gibi görünürler. Ama içlerinde
6
68
493
Yorgunluğun anlaşılması lazım doğru ama iyileşme yaşadıklarımızın sorumluluğunu başkalarına öfke ile yüklemekle değil; kendi tepkilerimizi fark edip düzenlemekle başlar. Destek almak, sınır koymak ve duygularını güvenli yollarla ifade etmeyi öğrenmek mümkündür. Çünkü herkesin
6
17
235